BELEDİYEYE PERSONEL ALINACAK: SOYADI TUTANLAR ÖNCELİKLİDİR


 

Acayipistan’ın güzide ilçelerinden Akrabapaşa Belediyesi, yıllardır çözülemeyen istihdam meselesine nihayet yerli ve millî çözüm bulmuştu: İşsizliği bitirmek yerine işsiz akrabayı bitirecekti.

Yöntem son derece basitti. Önce seçimi kazanıyorsunuz. Sonra belediyenin kapısına şu tabelayı asıyorsunuz: “Halka açıktır. Kadrolar aileye.”

Eski belediye başkanının sevgilisi olduğu öne sürülen kişinin yaklaşık otuz yakınının belediyede işe alındığı ileri sürülüyor.

Otuz!

İnsan, normal şartlarda normal bir şekilde sevgilisinin ailesiyle tanışmaya giderken, Acayipistan’da ise personel devam çizelgesiyle tanışılır.

-Babanız ne iş yapıyor?

-Fen İşleri.

-Kardeşiniz?

-Kültür İşleri.

-Kuzen?

-Park Bahçeler.

-Enişte?

-Henüz boşta.

-Estağfurullah! Derhal iştiraklerden yer açalım.

Aşkın devletle temas ettiği yerde romantizm de değişiyor tabii. Normal ülkelerde sevgiliye çiçek alınır. Acayipistan’da çiçek pahalı kaçtığından çiçekleri sulayacak belediye kadrosu veriliyor.

Sevgililer Günü hediyesi:

“Canım, sana müdürlük aldım.”

“Rengi ne?”

“657.”

KIZ ARKADAŞI VE KASASI

İddianamede geçen ifadeler arasında ilişkinin “kız arkadaşı ve kasası” şeklinde tarif edildiği de aktarılıyor.

Acayipistan romantizmi işte.

Biz yıllarca “Kalbimin anahtarı sende” diye şiir yazmışız.

Adamlar çıtayı yükseltmiş:

“Kasanın anahtarı sende.”

Şairlerin aşk tarifleri de güncellenecek artık:

Seni seviyorum,
IBAN’ıma kadar.

Nikâh memuru soracak:

-İyi günde, kötü günde, hastalıkta, sağlıkta...

Damat:

-Evet.

-Nakit ve gayrinakitte?

-Çok evet.

80 MİLYONU ALTIN YAP, ÇAĞLA’DA KALSIN

İddianamedeki en sinematografik iddialardan biri ise ses kaydında geçtiği öne sürülen:

“80 milyonu altın yapın, Çağla’da kalsın.”

Ekonomi yönetimi, kuyumculuk, emanetçilik ve romantizm yan yana.

Merkez Bankası toplantısı gibi başlayıp nişan merasimi gibi bitiyor.

-Parayı ne yapalım başkanım?

-Altına geçin.

-Nerede tutalım?

-Gönlümüzde.

-Efendim?

-Şey... Çağla’da.

Acayipistan’da yatırım danışmanları artık şöyle konuşmaktadır:

“Portföyünüzün yüzde 30’unu dövize, yüzde 20’sini hisseye, yüzde 50’sini güvenilir sevgiliye dağıtınız.”

Ekonomistler de yeni yatırım aracını tartışıyor: Vadeli mevduat, vadesiz mevduat, duygusal mevduat.

Duygusal mevduatın faizi yok. Risksiz olduğu da söylenemez. Ayrılık halinde erken çekim cezası uygulanabilir.

SÜLALENİ ORTADAN KALDIRIRIM

İddialar arasında daha sert ifadeler de var. Danışmanlık ücreti meselesindeki ihtilaf sırasında “sülaleni ortadan kaldırırım” şeklinde tehdit savunması geçtiği aktarılıyor.

Acayipistan’da insan kaynakları süreci hayli hızlıdır:

Sabah:

“Sülaleni işe alırım.”

Akşam:

“Sülaleni ortadan kaldırırım.”

Devlet yönetiminde buna esnek personel politikası denmekte.

Akrabalığın da garantisi kalmamış. Dün referansınsın. Bugün tehdit kapsamındasın. Yarın ihale dosyasının ekindesin.

Acayipistan vatandaşı çocuğuna nasihat eder:

“Evladım oku, çalış, kendini yetiştir.”

Çocuk sorar:

“Niye baba?”

Baba düşünür:

“Doğru... Sen yine de akrabalık bağlarını kuvvetli tut.”

TORPİLİN DEMOKRATİKLEŞMESİ

İddianamede yaklaşık otuz yakının işe alındığı iddiası doğruysa mesele klâsik torpili de aşmış durumda. Eskiden torpil için belediyede dayı aranırdı. Burada sülale belediyeye girince dışarıda dayı kalmamış.

Vatandaş insan kaynaklarına telefon açıyor:

-İş başvurusu yapacaktım.

-Başkanla akrabalığınız?

-Yok.

-Sevgilinin yakını mısınız?

-Yok.

-Yakının yakını?

-O da yok.

-Çok üzgünüz, liyakat kontenjanımız dolu.

-CV göndereyim mi?

-Gönderin.

-İnceler misiniz?

-Hayır, arşivimizi süslemekle kalır.

Acayipistan liyakat sisteminin dört aşaması vardır:

Öz geçmiş.
Referans.
Akrabalık.
Öz geçmişi çöpe at.

BELEDİYE Mİ, AİLE HOLDİNGİ Mİ?

Belediyenin asli görevleri arasında çöp toplamak, yol yapmak, park düzenlemek, su işleriyle uğraşmak bulunur. Acayipistan belediyeciliğindeyse görev tanımı genişletilmiştir: Çöp topla. Asfalt dök. Kuzeni yerleştir. Kardeşi müdür yap. Öteki akrabaya araç tahsis et. Sonra basın açıklaması yap: “İstihdama büyük katkı sağladık.”

Haksız da sayılmazlar. İstihdam artmış. Sadece TÜİK’in sınıflandırmakta zorlanacağı kadar soy ağacı yoğunluklu.

Belediyenin faaliyet raporu da şahane olurdu:

“2024 yılında 14 kilometre asfalt, 6 park, 3 çocuk bahçesi ve 27 akraba tamamlanmıştır. İki kuzenin yapımı devam etmektedir.”

DANIŞMANLIK HİZMETİ

Suçlamalar arasında danışmanlık karşılığında yüz binlerce lira gönderildiği yönünde iddialar da yer alıyor.

Acayipistan’da danışmanlık muhteşem meslek. Kimse danışmanın ne danıştığını bilmiyor. Muhtemelen danışman sabah belediye başkanının odasına giriyor:

-Başkanım, bugün ne yapalım?

-Sen danışmansın, sen söyle.

-Bence bana danışmanlık ücreti ödeyelim.

-Mantıklı.

Danışman çıktıktan sonra başkan yardımcısı gelir:

-Ne danıştı?

-Ücretini.

-Sonuç?

-Çok başarılı danıştı.

350 BİN TL AKTARILDI

İddianamede farklı kişilere para aktarıldığına ilişkin iddialar da sıralanıyor. Acayipistan’da bankacılık uygulamasının havale ekranında açıklama seçenekleri şöyle:

Kira
Fatura
Borç
Diğer
Hiç sorma

“Hiç sorma” seçeneğini tıklayınca banka güvenlik amacıyla mesaj gönderiyor:

“İşleminiz başarıyla gerçekleştirilmiştir. Biz de merak etmedik zaten.”

AKRABA KAYIRMACILIĞINDA ÇAĞ ATLAYAN ÜLKE

Acayipistan uzun yıllar torpille mücadele etti. Sonunda torpili yenemeyince kurumsallaştırdı.

Eskiden vatandaş: “Belediyede adamın var mı?” diye sorardı. Yeni dönemde: “Belediyede kaç adamın var?” diye soruyor. Hatta nüfus müdürlüğüyle belediye arasında ortak çalışma başlatılması düşünülüyor.

Yeni doğan çocuğun kimliğinin yanında şu belge verilecek:

MUHTEMEL BELEDİYE POZİSYONU

Adı: Mehmet
Baba adı: Ahmet
Başkana yakınlık derecesi: Kuzenin kayınbiraderinin bacanağının yeğeni
Uygun kadro: Şef
Liyakat: Sonradan tamamlanabilir.

AŞK BİTER, KADRO KALIR

İşin en acayip tarafı şurada:

Dünyanın her yerinde aşklar gelip geçer.

Fotoğraflar silinir.

Mesajlar unutulur.

Hediyeler çekmeceye kaldırılır.

Acayipistan’da ilişki bittiğinde geriye otuz kişilik personel listesi kalabilir.

İnsan eski sevgilisini unutmak isterken belediyenin her katında hatırasıyla karşılaşıyor:

-Günaydın başkanım.

-Sen kimsin?

-Eski sevgilinizin kuzeni.

Bir kat yukarı çıkıyor:

-Sen?

-Kardeşi.

Koridora dönüyor:

-Siz?

-Biz topluca uzaktan akrabalarıyız.

Başkan gözlerini kapatıp içinden geçiriyor: “Keşke çiçek alsaydım.”

Ve Acayipistan’da aşk tarihinin belki de en pahalı dersi böyle yazılıyor:

Sevgiliye gül alırsanız üç güne solar.
Kadro verirseniz emekliliğe kadar sizinle gelir.

Sonra belediyenin girişindeki “Halka Hizmet Hakk’a Hizmettir” tabelasının altına küçük puntolarla yeni slogan eklenir:

“Önce ailemiz. Halk zaten evine gider.”


Yorumlar