(Tamamen hayalî bir ülkede geçen kara mizah hikâyesidir.
Gerçek kişi, kurum ve olaylarla ilgisi yoktur.)
Gün geçmiyor ki Acayipistan’da bambaşka gelişmeler, yürek
hoplatan konuşmalar olmasın. Hani köşe yazarları sık sık dillendirir ya ülkede
öyle çok gelişme var mi hangisini yazacağımızı bilemiyoruz. Öyle. Biz de
aslında haftada bir kez Acayipistan macerası niyetiyle yolu çıktık ama bunu
yedi saatte bir şeklinde güncellesek yeridir.
Önce Acayipistan’da en çok satan gazetelerden birindeki
haberi hızlıca bir okuyalım:
“Acayipistan’ın çiçeği burnunda partiisnin çiçeği burnunda
başkanı eski yol arkadaşlarıyla açtığı yeni sayfada, partilerinin iktidara
geldiğinde uygulayacağı politikaları yedi başlıkta sıraladı.
Birinci sözünü “demokratik Türkiye” olarak
açıklayan Başkan, siyasetin işleyişini değiştireceklerini, üyelerin karar
süreçlerinde daha etkin olacağını ve gençlerle kadınların karar
mekanizmalarında daha fazla yer alacağını söyledi. Başkan, “Millet adına karar
veren değil, milletle birlikte karar veren bir siyaseti müjdeliyoruz” dedi.
İkinci sözün “adil ve özgür Türkiye” olduğunu
belirten Başkan; hukukta, gelir dağılımında, vergide ve sosyal hayatta adalet
sağlayacaklarını söyledi. Basın özgürlüğünün güvence altına alınacağını belirterek,
düşüncelerini açıklayan insanların korkmadan konuşabileceği bir Türkiye
hedeflediklerini kaydetti.
Üçüncü sözün “üreten ve zenginleşen Türkiye” olduğunu
ifade eden yeni başkan, sanayi, tarım ve teknoloji alanlarında üretimin
artırılacağını, yatırım, girişimcilik ve ihracatın destekleneceğini söyledi ve
“Biz yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geliyoruz” diye ekledi.
Dördüncü sözünü “güçlü ve güvenli Türkiye” olarak
açıklayan Başkan, Cumhuriyet’in, üniter yapının ve ülke bütünlüğünün
korunacağını belirtti. Dış politikanın uzun vadeli ulusal çıkarlar
doğrultusunda yürütüleceğini ifade ederek, Avrupa Birliği’ne tam üyeliğin
vazgeçilmez ve ertelenemez hedef olduğunu söyledi.
Beşinci sözün “kimseyi geride bırakmayan Türkiye” olduğunu
belirten Büyük Başkan, gerçek sosyal devlet anlayışını hayata geçireceklerini
söyledi. Temel vatandaşlık geliri uygulamasını ve her haneye asgari gelir
güvencesi sağlamayı hedeflediklerini belirten Başkan, ev kadınlarına sigorta ve
emeklilik hakkı tanınacağını ifade etti.
Altıncı sözün “evlatlarına gelecek sunan Türkiye” olduğunu
dile getiren çiçeği burnunda başkan, eğitimde fırsat eşitliği, liyakat ve
gençlerin istihdamı konularına vurgu yaptı. Üniversitelerin özgür ve bilim
merkezleri haline getirileceğini söyledi, kamuda torpil ve kayırmacılığın sona
erdirileceğini kaydetti.
Yedinci sözün ise “makamların emanet sayıldığı Türkiye” olduğunu
belirten Başkan, siyasi görevlerin geçici, devletin ve milletin kalıcı olduğu
anlayışını savundu. Parti bütçesinin ve harcamalarının kamuoyuyla
paylaşılacağını belirterek, “Millete ‘Bize güvenin’ demekle yetinmeyeceğiz.
‘Bizi denetleyin’ diyeceğiz” dedi.
Özel, millete verilen yedi sözün parti örgütü açısından da
yedi görev anlamına geldiğini belirterek, ilk görevin iktidar kapasitesini
göstermek olduğunu söyledi.
Yeni kurdukları partinin sadece itiraz eden bir muhalefet
partisi olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Başkan, “İlk görevimiz,
milletin karşısına devleti yönetmeye hazır bir parti olarak çıkmaktır” dedi.
İkinci görevin parti kapılarını millete açmak olduğunu
belirten Büyük Başkan, mahalle, ilçe ve il meclislerinin kapsayıcı bir
anlayışla oluşturulacağını söyledi.
Üçüncü görev olarak her ilde sorunların tespit edilmesinin
yanı sıra somut çözüm önerileri geliştirilmesini isteyen Başkan, “Sorunu en iyi
anlatan, en iyi muhalefet olur. Ama çözümü hazırlayan iktidar olur” ifadelerini
kullandı.”
Şimdi Acayipistamn maceramıza geçebiliriz. Arada bazı
durumları anlamak için çıkan bazı haberlere vakıf olmanız zaruri, değilse kara
mizahımız yara alır, ona göre!
Acayipistan’ın çiçeği burnunda, öfkeli mi öfkeli muhalefet
lideri kürsüye çıktı ve büyük bir heyecanla açıkladı: “İlk görevimiz iktidar
kapasitemizi milletimize göstermektir.”
Salon alkıştan yıkıldı. Çünkü Acayipistan halkı artık büyük
laflara alışmıştı. Acayipistan’da siyaset öyle bir sanattı ki, anlatılanla
sahada yapılan arasındaki mesafe ölçülse yeni bir kıta keşfedilebilirdi.
Lider, yedi maddelik muhteşem bir yol haritası açıkladı
açıklamasına da Acayipistan’da küçük bir sorun vardı: Yol haritası başka
yere gidiyor, araç başka yere sapıyordu.
1. Demokratik Acayipistan
Lider dedi ki: “Daha demokratik bir ülke kuracağız.”
Belediye başkanları hemen işe koyuldu. Öyle demokratik
davrandılar ki herkesin fikrini aldılar. Sonra hepsini tek tek dinleyip kendi
bildiklerini yaptılar. Acayipistan demokrasisinin özel bir modeli vardı çünkü:
“Herkes konuşabilir, karar zaten hazırdır.”
Vatandaş:
-Başkanım benim de bir önerim var.
Başkan:
- Harika. Önerinizi kayıt altına alalım.
-Sonra?
- Sonra unutma garantisi verelim.
2. Adil ve Özgür Acayipistan
İkinci madde: “Adalet ve özgürlük.”
Belediyelerde yeni uygulama başladı: Herkese eşit
davranılacaktı.
Akrabalar eşit. Yakınlar daha eşit. Tanıdıklar en eşit.
Vatandaş belediyeye başvurdu:
-İş için geldim.
Görevli sordu:
-Referansınız?
-Yok.
-Akrabanız?
-Yok.
-Başkanın çocukluk arkadaşının komşusunun damadının kuzenini
tanıyor musunuz?
-O da yok.
Görevli üzgün:
-Kusura bakmayın. Özgürsünüz ama kadromuz dolu.
Acayipistan’da özgürlüğün anlamı şuydu: “İstediğiniz yere
başvurabilirsiniz. Sonuç değişmez.”
3. Üreten ve Zenginleşen Acayipistan
Lider üçüncü maddeyi açıkladı: “Üreten ve zenginleşen ülke
olacağız.”
Belediye başkanları hemen üretime geçti.
Yeni projeler başladı: Yeni makam odaları düzenlendi, o
biçim makam arabası ve son sistem seçim otobüsü alındı. Yeni danışmanlık
pozisyonları tedavüle girdi. En lüks otellerde en ciks şartlarda, bazen bire
bir bazen, grup halinde, bazen ikili, bazen de üçlü yeni toplantılar, istişare
kapanmaları başladı.
En çok da yeni açıklamalar üretildi.
Ekonomi uzmanları şaşkındı:
- Acayipistan’da ne üretiliyor?
Yetkili cevap verdi:
-Açıklama.
-Başka?
-Açıklamanın açıklaması.
-Peki gerçek üretim, gerçek hizmet, somut proje?
-Onu da yakında açıklarız elbet.
4. Gençlere İyi Bir Gelecek Sunan Acayipistan
Dördüncü madde gençler içindi.
“Gençlere umut vereceğiz.”
Gençler belediyeye gitti:
-
Geleceğimiz için ne yapıyorsunuz?
Başkan:
-Size çok güzel bir gelecek hazırlıyoruz.
-Nasıl?
-Şimdiden geçmişte yaşananları unutacağınız bir gelecek.
Genç:
- İş var mı?
Başkan:
-Olmaz mı hele genç kızlarımızın şansı daha çok. Hele bir
öncelikle genç kızlar on birli gruplara ayrılsın. Başkanımız bunları bir
görsün. Beğenirse iş onlara şip şak hazır.
- Peki biz, maaş?
-Tecrübe kazanın öyle.
-Gelecek?
-Onu da siz kazanırsınız.
Gençler artık kariyer planını değiştirmişti: CV’ye eğitim
bilgisi yerine umut seviyesi yazmaya başladılar.
5. Kimseyi Geride Bırakmayan Acayipistan
Beşinci madde:
“Kimseyi geride bırakmayacağız.”
Gerçekten de bırakmadılar. Çünkü herkes aynı noktada
bekliyordu. İlerleyen yok, geri kalan çoktu. Herkes büyük hizmet kuyruğundaydı.
Vatandaş sorar:
-Başkanım sıra ne zaman gelecek?
Başkan:
-Çok yakında.
-Ne zaman?
-Yakında kelimesinin anlamını güncelliyoruz.
6. Güçlü ve Güvenli Acayipistan
Altıncı madde: “Güçlü ve güvenli ülke.”
Belediyeler güvenliği artırmak için yeni sistem geliştirdi: Her
makam koltuğuna üç kilit takıldı.
Vatandaş:
- Neden?
Yetkili:
-Güvenlik.
-Kime karşı?
-Koltuğun boş kalma ihtimaline karşı.
Acayipistan’da makamlar o kadar değerliydi ki koltuklar
bile gece nöbet tutuyordu.
7. Makamların Emanet Sayıldığı Acayipistan
Son madde en anlamlısıydı: “Makamlar emanettir.”
Herkes duygulandı. Ancak belediyelerde küçük bir yanlış
anlaşılma oldu. Bazıları emaneti “devredilmez aile hatırası” sandı. Makam
odasına tabela asıldı: “Lütfen koltuğa iyi bakınız. Gelecek nesillere
aktarılacaktır.”
Vatandaş sorar:
-Başkanım makam halka ait değil miydi?
Başkan şaşırdı:
-Tabii ki halkın.
-O zaman neden hep aynı kişiler oturuyor?
Başkan düşündü düşündü ve:
-Çünkü halk değişiyor, biz sabit kalıyoruz, dedi.
&&&
Acayipistan’da sonunda büyük bir toplantı yapıldı.
Lider kürsüye çıktı: “Yedi hedef açıkladık. Tarih
yazacağız.”
Sordular:
-Sayın lider, hedeflere ulaşıldı mı?
Cevap geldi:
-Elbette.
-Nasıl?
-Söylediğimiz, vaat ettiğimiz her ne varsa tersini yaparak.
Herkes şaşırdı:
-Bu nasıl başarı?
Lider gülümsedi:
-Acayipistan’da en büyük maharet şudur: Tabela başka yere
bakarken, arabayı başka yöne sürmektir.”
Ve ülkenin girişine yeni bir slogan asıldı:
“Yol haritamız hazırdır. Navigasyonumuz biraz farklı
çalışır.”

Yorumlar
Yorum Gönder